Hayatımda kimse yok

Tempo dergisine konuşan Zuhal Olcay, ikili ilişkiler üzerine ilginç açıklamalar yaptı.Hayatımda kimse yok
Tempo dergisine konuşan Zuhal Olcay, ikili ilişkiler üzerine ilginç açıklamalar yaptı.

Zuhal Olcay fotoğrafları

Tempoya konuÅŸan Olcay, “İki insanın bir arada, çok uzun süre birlikte yaÅŸamasının mümkün olduÄŸuna inanmıyorum. Böyle bir durum olursa, dediÄŸim gibi, bazen kaçamakları göz ardı etmek yolu seçiliyordur” diyor. TV8Â’de “Mevzuhal” adlı programı sunmaya baÅŸlayan Zuhal Olcay, Tempo dergisindeki röportajında ikili iliÅŸkiler üzerine ilginç açıklamalar yaptı. Olcay, “İki insanın bir arada, çok uzun süre birlikte yaÅŸamasının mümkün olduÄŸuna inanmıyorum. Böyle bir

durum olursa, dediÄŸim gibi, bazen kaçamakları göz ardı etmek yolu seçiliyordur” diyor.

Ekrana dönüyorsunuz. TV8Â’deki “BaÅŸucumdaki Åžarkılar”dan baÅŸlayalım. İçeriÄŸi ne olacak programın?

- Konuklarımı ağırlayacağım. Biraz sohbet edeceğiz, ama daha çok müzik ağırlıklı bir program olacak. Benim için şöyle bir artısı var programın. Sahne repertuvarında söyleyemediğim, ama özlemini çektiğim şarkılarımı sergileyebileceğim.

Neden hep ’hüzünlü bir yüz’ olarak anılıyorsunuz?

- Aslında hiç hüzünlü deÄŸilim. Tam tersi, herkes kadar neÅŸeli bir karakterim. Benim ciddi halim 45 dakikayı geçemez. Kariyerimin çok başında TRTÂ’de “Gecenin Öteki Yüzü” diye bir filmde oynamıştım. O karakter, benim imajımı belirledi gibi geliyor.

Mart ayında, UÄŸur Polat ile birlikte “Beni Unutma” adlı TRTÂ’de yeni bir diziniz yayına giriyor.

- Evet, mart sonunda yayına girecek. Perihan Mağden’in kitabından senaryolaştırılan bir öykü bu.

Dizinin tutacağına inanıyor musunuz?

- Bunun da bir formülü yok. Perihan Mağden kendini ispat etmiş biri. Senaryo yazarları öyle. Çok iyi oyuncular ve yönetmen var, ama yine de bilemiyorsunuz sonucunu.

TEHLİKELİ SULAR

 KelebekÂ’ten Mevlüt TezelÂ’le yaptığınız bir söyleÅŸide, Stanley KubrickÂ’in “Gözleri Tamamen Kapalı” filmindeki ÅŸu cümleyi çok sevdiÄŸinizi söylemiÅŸsiniz: “EvliliÄŸin en iyi tarafı, aldatmayı iki taraf için de zorunlu kılması.”

/_newsimages/5081353.jpg- Çok tehlikeli sularda yüzdürüyorsunuz beni.

Bunun tehlikesi ne olabilir ki?

- İnsanları çok fazla üzmeden ÅŸunu diyebilirim. İki insanın bir arada, çok uzun süre birlikte yaÅŸamasının mümkün olduÄŸuna inanmıyorum. Böyle bir durum olursa, dediÄŸim gibi, bazen kaçamakları göz ardı etmek yolu seçiliyordur ya da insanların çok baÅŸka zaafları vardır. Kopamamak, ayrılamamak, hayata karşı birlikte direnmek gibi… Bunu demek istemiÅŸtim.

Yani evlilik sevgiyi öldürür mü?

- Hayır, öyle demiyorum. Eşinizi çok seviyorsunuz, hatta belki áşık bile olabilirsiniz hálá. Ama bir süre sonra bir dejavu olmaya başlıyor. Sabah uyanıyorsunuz, her gün aynı şey, her gün bir önceki günü yaşıyorsunuz. Yaşamınızı bin türlü renklendirebilirsiniz aslında. Evlilik denen kurumun böyle bir etkisi var. Bu, aslında evliliğe emniyetli şekilde yaklaşmak isteyenler için harika bir şey. Hep yanınızda bir sıcaklık var, bazı şeyleri paylaştığınız bir insan var. Onlar birlikte yaşasınlar hayatlarının sonuna kadar.

“Beni rahat bıraksınlar” diyorsunuz.

- Yalnızlık çok güzel bir şey. Bundan mutlu oluyorum. Ama yalnız olmayı istemediğim anlar da var. Bu da yalnızlığın bedeli. Kolay bir iş değil.

BAŞBAKAN’IN AÇIKLAMALARI

Türbanın üniversiteye girip girmemesi konusunda ne düşünüyorsunuz?

- Ben ÅŸu andaki hükümetin, bunu düşünce özgürlüğü için yaptığını düşünmüyorum. Tabii ki insanlar istedikleri giysilerle okusunlar. Ama burada dayatılmak istenen, özgürlükler adına yapılmıyor. Bir grup aydın tabii ki her türlü özgürlüğü savunuyor. Ama ben, “Toplum olarak böyle bir ÅŸeye hazır mıyız, deÄŸil miyiz” sorusunun yanıtını net olarak

veremiyorum.

Özgürlüğü sadece türban için diretiyorlar diyorsunuz?

- Elbette… Neden türban için yapılan bütün bu çalışmalar, babalanmalar, 301Â’inci madde için yapılmıyor?

Gelecek endiÅŸelendiriyor mu sizi?

- “Türkiye, İranÂ’a benzer mi” demek istiyorsanız, ben böyle bir ÅŸeye ihtimal vermiyorum.

Ahmet Hakan çapkın, yalan mı

“Ahmet Hakan çapkın” demiÅŸsiniz. Öyle mi gerçekten?

- Ahmet benim arkadaşım. Arada bir konuÅŸuruz, çıkıp bir yerlere gideriz. Ama herkesle adı çıkıyor. Çapkın, ne yapayım, yalan mı? AhmetÂ’e, “Senin için böyle dedim, kızdın mı” diye sordum. “Yok kızmadım” dedi.

Özel hayatınızı basından uzak tutmayı nasıl başarıyorsunuz?

-  Özel hayatımda iki arkadaşım, menajerim, yüzme havuzumdan baÅŸka bir ÅŸey yok.

Hep böyle mi kalacak?

- Umarım kalmaz.

Üç kez ölümden döndüm
GençliÄŸinizde bir kaza geçirmiÅŸsiniz…
- 20 yaşındaydım ve altı ay içinde art arda üç kez ölümden döndüm. Birincisi, ağustosta otomobille Bodrum’a gidiyoruz, araç dört takla attı ve içinden sağ çıktık. Sonra mavi yolculukta, tekneyle fırtınaya tutulduk. Birkaç ay sonra, İstanbul turnesinden Ankara Devlet Tiyatrosu’na dönerken, tren kazası oldu ve üç arkadaşımız öldü.

www.hurriyet.com.tr

Güzel değilBeğendim (No Ratings Yet)
Loading ... Loading ...

Arananlar:

İstersen Yorum Bırak Canım,

Makinemisin, insanmı anlayalım.
Verification Image

Resimdeki harfleri girin;